Toplumlar düşünen insanların modellemeleri ile geleceklerini inşa etmeye gayret ederler. Güncel sorunları ya da geleceğe dair gündemi akıl sahipleri belirler ve fikirlerini hem yöneticilere hem de toplumun her katmanına ulaştırmayı vazife edinirler. Daha doğrusu eskiden böyle bir vazife vardı. İlim adamları yeryüzünde bize nimet olarak verilmiş neler varsa bunları yine insanlığın hayrına kullanmak adına her yerde çalışırlardı. Tabii ki savaş aletlerinde önde olanlar bulundukları dönemin önemli gücü olsa da yine de sağlık, sanat, mühendislik vb. alanlarda çalışanlar farklı ülkelerdeki ilim adamlarının fikirlerini kimi zaman öğrenmeye gayret eder kimi zaman da aşmayı başarırdı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra insanlık için geri dönülmesi imkansız görülebilecek bir dönem başladı. İnsanlar üzerine korkunç deneyler yapılmaya başlandı ki bu konuyu bir başka yazımda kaleme alacağım. Zihinlerin yönlendirilebilmesi, zihnin ikiye bölünebilmesi ve telkin yöntemleri ile bireyleri etkileme derken sonunda toplumları kobay gibi gören çalışmalara kadar gelindi. Doğru duydunuz. İlk kez duyanlar için dünyada toplum mühendisliği diye bir meslek var. Toplumların kültürel yapılarını, farklılıklarını ve davranış biçimlerini inceleyip kodlayan bu grup, sonra kendi istedikleri insan tipini o toplumda nasıl oluşturacaklarına dair argümanlar geliştirirler. Peki, Amerika’da oturup ta Türkiye’deki bir bireyi nasıl kendi kuracağınız tek dünya kölelik devletine entegre edebilirsiniz? Size kendilerinin gönüllü olarak ellerine alacakları ve zevkle kullanacakları bir şeyler lazım!

Eskiden etki ajanları yönlendirmek istedikleri toplumun dillerini öğrenir ve onlara benzeyen kişilerden seçilirdi. Günümüzde ise toplumların yönlendirilmesi için sosyal medyada hesaplar açan ve bu hesaplar vasıtasıyla toplumları kışkırtan insanlar etki ajanlarının yerini aldı.

İşte bugün insanların hayatından çıkarmaları neredeyse imkansız olan sosyal medya silahları bu düşünceler üzerine kuruldu. Şöyle bir düşündüğünüzde telefonunuzda ve bilgisayarlarınızda kurulu olan bu vazgeçilmez uygulamalar ne zaman kurulmuş olabilir? Sanki yüzyıllardır var gibi değil mi?

Facebok: 2004

Youtube: 2005

Twitter: 2006

Instagram: 2010

TikTok: 2016

Şaşırdık mı? İşte bu kadar kısa bir süre önce hayatımıza dahil olan uygulamalar aslında sizlerin bilinçlerinizi yönlendirmek için yazılmış birkaç yazılımdan ibaret. Daha önemlisi ise buradaki gündemi belirleyenin dünyanın da gündemini belirliyor olması! Türkiye’de 7-24 yaş arası nüfus 20 milyon! Bu nüfusun 15 milyonunun sosyal medya kullandığı düşünüldüğünde iki cümleyi arka arkaya söyleyemeyen ve her cümleden sonra gülmesi gerektiğini düşünen zavallıların nasıl milyonlarca lira kazandığını anlamak güç değil. İşte bizlerin gündemini de bu boş beleş fenomenler, tiktokerler vs. belirliyor. Dünya genelinde de benzer olaylar yaşandığı düşünüldüğünde bizleri yok etmek isteyenlerin gözümüzün içine baka baka kurdukları global planı göremiyoruz.

Türkiye pazarına girdiklerinde benim de içerisinde yer aldığım Netflix’te yayınlana Great Hack belgeselinde Facebook kullanılarak birçok ülkede seçimlerin nasıl yönünün belirlendiği gün yüzüne çıkartılmıştı.

Bizler TikTok’ta üç beş kuruş alacağım diye her türlü rezilliği yapan gençleri de izliyoruz. Evini, karısını ve hatta daha üç yaşındaki çocuğunu da para kazanmak için videoya kaydeden beyin fukaralarını da görüyoruz. İşte TikTok’u diğer uygulamalardan farklı kılan bu! Diğer platformlarda para kazanma imkanı daha zor. Zaten para kazanacak fenomen(!) kişileri de kendileri belirleyip Amerika’daki Youtube stüdyolarında güzel bir eğitimden geçiriyorlar.

TikTok ise rezaletin tam adı aslında. Soyunanlar, hayvana işkence edenler, ırk ve din ayrımı ya da sömürüsü yapanlar ve en zavallıları da kendini mafya sananlarla dolu! Bu, genç neslin zihin dünyasına atom bombası atmak demektir.

TikTok’un 800 milyon aktif üyesi varken 1,5 milyar kez indirildiğini biliyoruz. Yani kaydolmayan enayi. Sen de bir değer katıyorsun TikTok’a! Geçtiğimiz aylarda Çin ve Hindistan arasındaki gerilimin ardından TikTok Hindistan’da yasaklandı. Peki, kaç kişi kullanır ki Hindistan’da TikTok’u? 466 milyon! Daha önceki yazımda TikTok’u indirmenin dahi bireylerin telefonlarında bulunan tüm verilerin çekilebilmesi anlamına geldiğini izah etmiştim. Yüz milyar dolar değeri olan TikTok’un Hindistan’da yasaklanması demek değerinin yarı yarıya düşmesi demek.

Her konuda ceza kesen devlet, neden bu rezil uygulamaya bir ceza ya da yaptırım getirmez? Bir toplumun yapısı ve değerleri yok edildikten sonra dünyanın 10. ekonomisi olsa ne olur olmasa ne olur? Bugün Avrupa devletleri bizden kat kat daha zengin ancak genç ve yaşlı nesil arasındaki korkunç uçurumu kapatabiliyorlar mı? Mutluluk verebiliyorlar mı toplumlarına?

Sabah Gazetesi’nin haberi aynen şöyle: “Avrupa’da intihar vakası sayısının dünya ortalamasının üzerinde olduğu belirlendi. Dünya genelinde yılda ortalama 800 bin kişinin intihar ettiği, her 40 saniyede bir kişinin hayatına son verdiği saptanırken Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) geçtiğimiz Eylül ayında yayınladığı rapor da Avrupa’daki yüksek intihar oranlarını teyit etti. Buna göre her 100 bin Avrupalıdan 12.9’u intihar ederken dünya genelinde bu sayı 10.5.

Haberin kaynağı: https://www.sabah.com.tr/dunya/2020/02/17/avrupada-en-yuksek-intihar-orani-fransada-belcikada-gunde-6-kisi-intihar-ediyor

Bu rakamlar gerçekten insanlığın tükendiğinin göstergesi. Bizlere mutluluk, özgürlük vaat eden Batı aslında önce kendi toplumlarını yok ediyor. “Bu korkunç tablodan kaçmanın bir yolu yok mu?” dediğinizi biliyorum. Evet, var…

Eğer sizler bu rezilliklerin kıymetsiz olduğunu gösterirseniz kar amacı gütmeyen(!) bu sosyal medya da sizin istediklerinizi yapmak zorunda kalır. Türk tarihinin en büyük kahramanı Ertuğrul Bey’i izlerken iki sezon boyunca anasının eteğinde bir sağa bir sola koşturmasını ağzını açarak izleyenler de var. “Bilim, bilim, gerisi hikaye!” deyip yazın başlayan kaslı oğlan, fakir ama minili kız dizilerinden başını kaldıramayanlar da… Aslında bunlar taraf değiller, sadece ayrışmaları planlanmış. Evet, toplum mühendisleri yapıyor bunu. Her ülkede yapıyorlar. Çünkü bir fikrin etrafında toplanılırsa (milletvekilleri maaşına zammı kast etmedim) her şeyin çözümü basit. Ama bizlerin aklımızı kullanmamızı değil çekişmemizi, birbirimizi yememizi istiyorlar. Herkes bir yana çekiştirsin ki yukarıdan birisi “Tamam, kavga etmeyin, böyle olsun.” desin. İki taraf da “Oh benimki olmadı ama onunki de olmadı.” deyip kazığı yesin. Eğer bizler erdem, akıl ve kalite ile bambaşka bir dünya kurmak istersek bunu başarırız ama para kazanmak için her şeyi yıkmak istersek işte o zaman bir nesil sonra insan neslini yok etmek isteyenler başarıya ulaşabilir!

Not: Son iki haftada yayınladığım 5G, korona virüs ve sanal para karşıtı yazılarım nedeniyle Instagram hesabım bir hafta süreyle paylaşıma kapatıldı. Yazımın daha çok insana ulaşması için Facebook’a verdiğim reklam ise reddedildi. Özgür platformlar olarak bizlere sunulan sanal ortamların nasıl kontrol edildiğinin ve farklı fikirlere ne derece kapalı olduğunun en bariz göstergesi bu olsa gerek.

Haftaya pazar yeni yazıyla görüşmek üzere…

Boss of Havass Medya

Cem KOÇ

1 Yorum

  • Sevgi aldemir
    Posted 18 Aralık 2020 01:15 0Likes

    Elinize saglik hep yaptıkları aşi korona 5g deyince sansur geliyor hesaplar kapanıyor. Vatandasin neyi bilmesi istenmiyor
    Tik tok olayini.sizden daha iyi kaleme alan olmadi
    Sizden daha once bu tehlikeye dikkat ceken olmadi. tesekkurler

Yorum Yaz

Havass Medya © {2020}. Tüm Hakları Saklıdır.